Folow us on social

Sosyal Medya Şirketlerine Yönelik 5 Yasal Düzenleme

8 Nisan 2020 tarihinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan 62 maddeden oluşan Torba Yasa teklifi taslağı görüş alınmak üzere sivil toplum kuruluşlarına gönderildi. Taslak metinde sosyal ağ sağlayıcılarını ilgilendiren çeşitli düzenlemeler yer almakta. Ancak aralarında en çarpıcı olanı sosyal medya şirketlerine Türkiye’de yasal temsilci bulundurma zorunluğuna ilişkin madde.

Bu konuda sizlere mevcut yasa teklif taslağı üzerinde yer alan düzenlemeler hakkında başlık şeklinde değerlendirmelerde bulunacağım. Önemle belirtmek isterim ki gündemde yer alan 62 maddelik torba yasa taslağı TBMM sitesinde yer almamakta ancak çoğu haber sitesinde değişikliğe ilişkin tam metinler yayınlanmaktadır. Bu sebeple yorumlayacağım ilgili tasarı maddeleri komisyonda veya mecliste değişiklik gösterebilecektir.

1. Tüm sosyal medya şirketleri kanunen “sosyal ağ sağlayıcı” olarak tanımlanacak:

Ülkemizde 2007’den bu yana yürürlükte olan İnternet Kanunu olarak isimlendirebileceğimiz “5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” mevcut. Bu kapsamında hali hazırda internet yayınları ve bu yayınların kullanılması ile işlenebilecek suçlara ilişkin çeşitli düzenlemeler yer almaktaydı. İlerde bahsedeceğim çeşitli düzenlemelerin geçerlilik kazanabilmesi adına ilgili kanuna “Sosyal Ağ Sağlayıcı” tanımı eklenmesi düşünülmekte.

Peki taslağa göre “Sosyal Ağ Sağlayıcı” Nedir?

Sosyal ağ sağlayıcı: Sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında metin, görüntü, ses, konum gibi verileri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkân sağlayan gerçek veya tüzel kişileri” ifade eder. Yani Facebook, Instagram, Twitter, Linkedin, TikTok gibi çeşitli sosyal medya paylaşımı yapılabilen sitelerinin sahipleri olan gerçek veya tüzel kişilerden bahsediyor. Bu düzenleme ile ilk kez kanunlarımızda sosyal medyaya ilişkin olarak bir tanım yer alıyor olacak.

2. Sosyal medyada işlenen suçlarla ilgili doğrudan genel merkezlerine kadar tabligat gönderilecek:

Sosyal medya üzerinden gerçekleşen bir suça ilgili şirkete ulaşabilmek adına başvuru yolları oldukça kısıtlıydı. Taslakta yer alan düzenleme uyarınca artık merkezi yurtdışında bulunan sosyal ağ sağlayıcılara yapılacak tebligatın hukuki durumu değiştirilecektir. Yeni durumda şirket yurtdışında olması ve ülkemizde temsilcisi olmaması halinde ilgili sosyal medya şirketinin sitesinde yer alan iletişim araçları vasıtasıyla tebligat yapılabilecek. Eğer şirketin ülkemizde temsilcisi var ise bu temsilciye doğrudan yapılan bildirimler de geçerli tebligat sayılacaktır.

Yer Sağlayıcılık Hizmeti Veren Firmaların Yükümlülüklerinin Denetlenmesi:

Yer sağlayıcı, 5651 sayıl kanunda yer alan tanıma göre “Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek veya tüzel kişiler” olarak yer almaktadır. Bu kapsamda internet içerikleri barındıran sunucu hizmeti sağlayan gerçek veya tüzel kişiler yani Sunucu/Hosting firmaları gibi firmalar Yer Sağlayıcı olarak tanımlanmaktadır. Teklif değişiklik ile birlikte bu hizmet verenlere ilişkin olarak kanunda sayılan yükümlülükler, BTK veya onun belirleyeceği kurum/kuruluş veya kişiler tarafından denetlenebilecek hale gelecektir. Ayrıca gerek görüldüğünde ilgili yer sağlayıcıyla ilgili olarak mahalde de inceleme ve denetim yapabilecek veya yaptırabilecektir.

3. Sosyal medya şirketlerine Türkiye’de temsilci bulundurmak zorunda. Bulundurmayanın hızı düşürülecek:

Torba yasa taslağı ile ilgili olarak 5651 sayılı kanunda yapılacak değişikliklerden en dikkat çekeni, belli bir ziyaretçi sınırını aşan yabancı sosyal ağ sağlayıcılara Türkiye’de temsilci bulundurma zorunluluğunun getirilmesi. Günlük erişimi bir milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcıları zaten ülkemizde sıklıkla kullanılan Facebook, Twitter, Instagram, Youtube, Linkedin, Tik-Tok, Pinterest gibi sosyal mecralardır. Bu düzenleme ile birlikte bu mecraların ülkemizde bir temsilci belirleme yükümlülükleri getirilmektedir.

Peki bu sosyal ağ sağlayıcıları Türkiye’de temsilcilik bulundurmazsa ne olacak?

Bu durumda öncelikle BTK tarafından temsilci bulundurma şartlarını sağlayan sosyal ağ sağlayıcılarına bildirimde bulunulacak. Bildirimden itibaren otuz gün içerisinde temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin %50 oranında daraltılması yaptırımı uygulanmak üzere BTK tarafından Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurulabilecek.

İlk yaptırım olan internet trafik bant genişliğinin %50 oranında azaltılmasından 30 gün içerisinde sosyal ağ sağlayıcı eğer bu yükümlülüğünü yine yerine getirmez ise bu sefer internet trafiği bant genişliğinin %95 oranında daraltılması için BTK tarafından Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulabilecek. Sulh Ceza Hakimliği’nin verdiği kararların uygulaması bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. 

Güncel durumda sosyal medyada yer alan hukuka aykırı içeriğin kaldırılması veya içeriğe erişimin engellenmesi veya kullanıcı bilgilerinin alınması hususunda içerik veya yer sağlayıcılar bakımından yetkili bir muhatap bulamamak ya da çok geç bulmak, adli istinabe yollarına başvurmak süreci oldukça yavaşlatmakta veya zora sokmaktaydı. Sosyal ağ sağlayıcılara yaptırım olarak Bant Genişliği Daraltma (Bandwidth Throttling) yöntemi ile ağ trafiğini düzenleyerek yaptırım uygulanan sosyal ağ sağlayıcısının trafiğine erişim daraltılacaktır. Böylelikle sosyal ağ sağlayıcısının Türkiye’den bağlanan kullanıcı sayısını azaltıp bu durumu ciddiye alması ve değişiklik kapsamında temsilci atamasını sağlamaya çalışıldığı düşüncesindeyim.

4. Sosyal medya şirketleri, içerik kaldırma başvurularına 24 saat ve 72 saat içinde yanıt vermek zorunda olacaklar:

Taslakta yer alan diğer bir düzenleme ile birlikte yine Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılarına içerik kaldırmaya ilişkin başvuruları yanıtlama yükümlülüğü getirilecektir. İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler, kurum ve kuruluşlar, özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler;İ aynı şekilde bu yükümlülük kapsamında bulunan sosyal ağ sağlayıcılarına başvurabileceklerdir.

Sosyal ağ sağlayıcıları kişilerin yapacakları bu başvurulara başvurudan itibaren en geç 72 saat içinde cevap vermekle yükümlü hale getirilmesi planlanmaktadır. Firmalar bu yükümlülüğe uymamaları durumunda yüz bin Türk lirasından bir milyon Türk lirasına kadar BTK başkanı tarafından idari para cezası uygulanabilecektir.

Diyelim ki sosyal medyada kişisel haklarınız ihlal edildi. Eğer sosyal ağ sağlayıcıya başvururken hakim veya mahkeme kararı ile birlikte, kişisel haklarınızın ihlal edildiği içeriği sosyal ağ sağlayıcıya bildiriyorsunuz. İşte yeni yasayla birlikte bu bildirime ilişkin 24 saat içinde dönüş yapmayan, sizin hakkınızı ihlal eden içeriği kaldırmayan şirketler ceza alacaklar.

Son olarak sosyal ağ sağlayıcılar kendisine gelen içerik kaldırma ve erişim engeli taleplerine ilişkin istatiksel ve kategorik bilgileri içeren rapor tutmak zorunda olacak ve bu raporları üç aylık dönemlerle BTK’ya bildirmekle sorumlu olacaklardır. İstatistik tutma ve bildirme yükümlülüğüne aykırı davranan sosyal ağ sağlayıcılarına bir milyon Türk lirasından beş milyon Türk lirasına kadar BTK Başkanı tarafından idari para cezası uygulanabilecektir.

5. Tüm sosyal medya şirketleri, Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de bulunduracak:

Teklif taslak üzerinde yapılan bir diğer düzenleme ile birlikte Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılarının, Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırmakla yükümlü hale getiriliyor. Bu durum aslında şunu doğurmaktadır. Sosyal ağ sağlayıcılar ülkemizde verileri tutmaya başladıklarında, hem sosyal ağ sağlayıcı hem de yer sağlayıcı olacaklar böylelikle 5651 sayılı kanunda yer alan yer sağlayıcı hükümlerine de tabi olacaklardır.

Düzenleme ile birlikte, hukuka aykırı eylem gerçekleştirenler kişilerin tespiti daha kolay yapılabilecek. Söz konusu kişilerin bilgileri Türkiye’ sınırları içerisinde bulunduğu için BTK kişilerin tespitini daha kolay yapabilecek (5651 sayılı Kanun yer sağlayıcı yükümlülükleri madde 5).Çünkü bu bilgiler bir yıldan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere saklanmak zorunda olacaktır. Sosyal ağ sağlayıcılarının bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde bir milyon Türk lirasından beş milyon Türk lirasına kadar BTK başkanı tarafından belirlenecek bir idari para cezası uygulanacaktır.

Sonuç olarak yapılmak istenen düzenleme ile internet üzerinden işlenen suçlara karşı mücadelede yeni bir dönem başlayacak ve interneti suç aracı olarak kullanan kişilere karşı önemli engeller sağlanacaktır. İnternet ve sosyal medya suçu mağduriyetlerinin giderilmesi adına yurtdışı merkezli sosyal ağ sağlayıcılarının ülkemiz yargı mercileri ile iş birliği içinde olması gerekmektedir.

İnternet vasıtasıyla suç işleyen kişilerin tespitinin hızlanması ve mağdurların kişilik haklarını koruyacak şekilde kısa süreler içinde alınabilecek tedbirlerin düzenlenmesi internet hukuku açısından olumlu olacağını düşünüyorum. Ancak burada önemli nokta ilgili kanunun düzenlemesinden sonra uygulamada “acaba keyfilik olacak mı?” sorusudur. Çünkü belli siyasi kimliklere karşı eleştiri niteliğinde olabilecek paylaşımların da bu düzenlemeler ışığında temel hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı şekilde uygulanabileceği ihtimali bu değişikliklere karşı gelen en yoğun eleştiridir.

    Yorumunuzu Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.*